Çarşamba, Şubat 20, 2008

Kadınlar ve evlilik



Duygusal ve özel konulardan bahsedip içimizi açalım biraz.Gençlik yıllarında insanlar astrolojiye danışma ihtiyacını en çok aşk konularına ait soru ve sorunlarda duyarlar.Özellikle ülkemizdeki genç kadın nüfusunu düşününce bu sorunun ne kadar geniş ölçekli olduğunu tahmin etmek hiç zor değil.
Kadınların horoskoplarını genel olarak aşk açısından iki farklı kategoriye ayırırsak ilk kategoriye ait olanlar yumuşak açılara sahip olan,sıradışı beklentileri fazla bulunmayan, azıcık aşk ve makul ölçüde şefkatle mutlu olabilecek nitelikteki kadınlardır.Burada güneş burcu belirterek insanları kategorize etmenin kolay olmadığını belirtmem gerekiyor.Çünkü bu sınıfa ait olup olmadığını anlamak için güneş burcundan daha fazla paramtereye bakmak ve profesyonel bir astrolog gözüyle horokopu değerlendirmek zorunlu.
Eğer bu ilk kategoriye aitseniz ve 7.eviniz çok olumsuz bir etki altında değilse ne kadar erken evlenirseniz o kadar mutlu olursunuz.

İkinci kategorideki horoskoplarda ise sert açıları olan,hırslı ve evlendiği erkekten beklentisi azıcık aşk ve makul ölçüde şefkatten daha fazlasını içeren, ancak çok güçlü bir erkeğe ait olursa mutlu olabilecek kadınlar yeralmaktadır.Eğer ikinci kategoride yeralıyorsanız evlenmek için en azından 30 yaşınızı beklemenizi öneririm.İdeali 30-35 yaş arası olacaktır.Bilemediniz bunu 40 civarına taşıyabiliriz.Ama daha fazla şansınızı zorlamayın ve elinizdekilerden en uygun bulduğunuz adayla 42 den önce hemen evlenin.
Bunu neden söylüyorum.Çünkü ikinci kategoridekiler eğer 29 dan önce evlenirlerse büyük ihtimalle hüsranla karşılaşacak;evlilikteki iyiliğe ve güzelliğe ait umut ve isteklerini de gelecekte yitireceklerdir.Eğer Güneş veya Mars veya 7.evdeki olumsuzluk da mevcutsa mutsuzluk ve hayalkırıklığına bir de entrika,aldatılma,kötüye kullanılma,baskı ve şiddet dahil türlü risk de eşlik ederek beraberinde gelecektir.

Erken evlenip mutsuz olan ve entrikanın tam ortasına düşen örnek ;
Prenses diana.20 yaşında evlenmişti.Boşandıktan kısa bir süre sonra vefat etti.

Hayalkırıklığı ve aldatma ile evliliği son bulan örnek;
Martha Stewart.20 yaşında evlenmişti.Boşandıktan sonra bir daha evlenmedi.

Geç evlenip çok güçlü erkeklerle evlenen kadınlar;
Melania Knauss 35 yaşında evlendi.
Letizia Ortiz Rocasolano 32 yaşında evlendi.

Bu örnekler tabi ki uç örneklerdir Geç evlenen herkes evlenip prenses olacak ya da prenes gibi yaşayacak diyemeyiz.
Ancak eğer horokopunuz ikinci kategoriye aitse evlenemediğiniz için o kadar da üzülmeyin.Çünkü büyük ihtimalle evlenemediğiniz için şanslısınız.
Aranızda keşke evlenseydim herşeye razıydım diyenler vardır şimdi ,biliyorum.Boşverin diyorum,dinleyin beni.Kendinize bakın ve hayatınızda fizksel güzelliğinizi ve kişisel gelişiminizi ilk sıraya yerleştirin ,geleceğe inanın ve erkeklerdeki kabul standartlarınızı düşürmeyin aksine yükseltin,dürüst olmayan ve cesur olmayanlarla vaktinizi boşa harcamayın ve ölçeğinizi genişletin.Başka ülkelere, başka sosyal sınıflara ve başka kültürlere açık olun.Şans ancak gözleri ve kalbi açık olanların yüzüne güler.

2 yorum:

Işık Savaşçısı dedi ki...

Bu yazıyı danışanlarından biri olarak ve seni bazen bu konuyla ilgili sorularla bunalttığım için bana mı yazdın diye düşündüm Elifcim :-)....Aslında çok güzel ve evlenmek isteyen ya da erken evlenip de hüsrana uğramış hanımlarla ilgili mühim bir konuya değinmişsin.Biraz da iç açıcı olmuş tabi gündemin dışına çıkan bir yazı olarak ...Bu hususta da astroloji ve profesyonel danışmanlık bir çok soruya ışık tutuyor ve insanın yüreğini ferahlatıyor . Tabi ki bahsettiğin ikinci gruba girenlerden olmak ve bunu bu ülkede taşıyabilmek zor olsa da şansa ve kendi kendine mutlu olabilmeyi öğrenebilmek ve bireysel gelişime öncelikle önem vermek çok önemli ... ve tabi ki yaşam cesurları sever ... Bu yazın ve güzel açıklamaların içinde teşekkürler ... (Ö.A.)

DREAMER (Düşleyen) dedi ki...

evet, ilham kaynaklarimdan birisi tabii ki sendin :)
ama yazida verdigim ve gercek hayatta gordugum baska orneklerin de onemli payi var yazinin ortaya cikisinda.
Umut verip moralini yukselttigime cok sevindim.
Ülkemizde koşulların daha zor olduğunun elbette farkındayım.Kadınların büyük bir çoğunluğu evliliği aşkın en üst noktası olarak görmüyor.Gelir kaynağı,sosyal kimlik,korunma kalkanı,zorunluluk ve kendini başarız hissetmeme gibi türlü nedenleri var ama aşk neredeyse en son sıraya yerleşmiş durumda.Bu nedenle kadınlar herşeye katlanmaya çalışıyor ve aşkla değil manipülsyonla ilişkilerini idare ettikleri için erkekler de deforme oluyor egoları şişerken içlerinde yatan özleri korkaklaşıyor.
Ama yine de ümit var çünkü içindeki özle teması kesmemiş kişiliği ve cesaretiyle gerçek birer erkek olan örneklere az da olsa rastlanıyor.
Cesur erkek orneği için; http://dreamer319.blogspot.com/2007/03/termofil-sava-ve-300-spartal.html
300 spartali yazimdaki leonaidas.
Birgun tüm dünyanın leonidas ve eşinin yaşadığı türden karşılıklı adanmışlığa,bütünlüğe ve aşka dayalı ilişkileri örnek almasını diliyorum.