Salı, Mayıs 27, 2008

MÖ 10.000



Bu blogun okuyucuları filmlerden ilham alan yazılarıma artık alıştı sanıyorum.Bu bilinçli bir şekilde seçtiğim bir şey değil adı üzerinde ilham ,nereden geldiği belli olmuyor.Bana en çok film izlerken geliyor.

Hedefi olmayan ve gittiği noktayı bilmeyen kaybolur.Hayat, olumlu ve olumsuz birçok olay yaşarken hepsinin bir iz bir mesaj bırakmasına neden olur.Gittiği noktayı bilmeyen kişi bu mesajları duyamaz, çelişkili gibi görünen olayların rüzgarıyla oradan oraya savrulur.
Herkesin kendine ait belirgin bir yolu vardır,bence bir insan için en önemli ve en değerli servet bu yolu mümkün olduğunca erken farkedebilmiş olmaktır.
Belki çok gençken hatta küçük bir çocukken amacımız konusunda farkındayızdır.Ancak zamanla gözlerimiz çevreden gelen mesajlarla bulanıklaşır,kulaklarımız çevredeki sesleri duymak için çabalarken bizi çağıran asıl sesi duymaz olur.
MÖ 10.000 filminde amacını bilen insanın yolculuğunun heyecanı ve gizemini daha iyi kavradım.
Tek bir inancın bile insanı nasıl uzun bir yolculuğa çıkardığını ve yürüdüğü yolun sadece onu değil tüm bir halkı etkileyecek boyuta taşınmasını görerek etkilendim.
Tek istediği sevdiği kadına ulaşmak olan sıradan bir erkeğin yolculuk sırasında içinden bir savaşçı çıkarmasını ve tek istediği sevdiği erkeğin onu kurtardığını görmek olan bir kadının önemli bir mesajcı olduğunu son ana kadar hiç bilmemesi benim de gözlerimi açtı.

Hayat için birçok hedefi aynı anda koyduğunuzda hayatınızın hareketsizleştiğini,fazla hızlı ilerleyemediğini farkedersiniz.Ve tuhfatır birçok amacı aynı anda gerçekleştirmeye çalışırken ,yaşamınız büyüyüp gelişeceğine; küçülür ve yavaşlar.
Oysa hayatınıza ,aklınızda tek bir hedef yüreğinizde tek bir inanç ile -örneğin bir kehanet ya da özel bir göreviniz olduğuna dair bir inanç-bakmaya başladığınızda yaşam daha hızlı akmaya ,büyümeye ve gelişmeye başlar.Tek bir hedef peşinde yürürken bir yılda 10 yıllık yol gidebilirsiniz.Yaşam bunun örnekleri ile doludur.
Hedefe bir kez ulaştığınızda ise hayatınız yine yavaşlar ve dönüp baktığınızda şaşırırsınız ben miydim o insan?O kadar kısa zamanda onca yolu ben mi geldim?neydi sırrı?
Sizi çağıran kaderinizin sesiydi ve siz kulaklarınızı o sesi duymak için çevreye kapatmıştınız.Bu nedenle kimse sizi yavaşlatmıyor aksine yolunuzu açmak için her yönden size doğru insanlar geliyordu.
İşte bu noktada önemli birşey daha var.Siz yolunuzda yürümeye başladığınızda yani olaylar ve insanlar size doğru akmaya başladığında herşey çok da kolay olmayacaktır.
Bu noktada vazgeçmemek,hedefinizden dönmemek çok önemlidir.Çünkü sizi zorlayan olaylar hedefinizin bir parçasıdır ve sonunda mutlaka işinize yarayacak,olaylar olup bittiğinde anlamları da yerli yerine oturacaktır.
Örneğin;Filmde ,erkeğin yol boyunca karşılaştığı zorluklar ya da kızın bileziğini bırakmamak için direnmesi sonucu elinin yaralanması ve yara izinin firavun için bir kehanet olması gibi.

Bu sebeple olumsuzmuş gibi görünen olaylar ve engeller sizi vazgeçirmemelidir.
Ancak hedefinizi bilmiyor,belli bir amaç için yürümüyorsanız hayat sizi kullanacak ,başka insanların -kaderinin sesini duyanların-yolculuğunda konuk olmaktan daha ötesini deneyimlemenize olanak vermeyecektir.
İşte bu nedenle sıradan insanlar bu kadar fazla iken koşan insanlar bu kadar azdır.

Peki,iç sesimizi duyamıyorsak ne yapacağız? O zaman kendinize bir mesaj veya bir hedef belirleyecek ve o yolda yürümeye başlayacaksınız.
Merak etmeyin ,yanlış bir mesaj duymuş olamazsınız çünkü duymak istemek en önemli motivasyonunuz en güvenilir kaynağınız olacaktır.

3 yorum:

IŞIK TEMSİLCİSİ dedi ki...

Elifcim ; yazıların yine süper olmuş.-MÖ 10.000 - filmini izlemedim ama hemen izleyeceğim çok merak ettim belli ki feyz alınacak bize göre olaylar var.Filmden almış olduğun ilhamla yazmış olduğun yazı ise insanın içine bu sıkıntılı ve karmaşık yaşamda farkındalığı gelişmiş insanların içine bir ışık gibi çarpıyor ve pes etmemek anlamında cesaret veriyor.Bu güzel yazıların için ve astroloğum olarak bana en sıkıntılı anlarımda yaşamın dikenli yollarını nasıl altedebilip geçeceğim ve farkındalığımı daha da geliştirmek hususunda açmış olduğun ışıklı yol için teşekkür ediyorum.Sevgi ve saygıyla kal...

DREAMER (Düşleyen) dedi ki...

Teşekkür ederim :)
Film gerçekten ilham vericiydi.En azından bana ilham vermişti.Dilerim sen de seversin izleyince.
selamlar ve sevgiler,
Elif

Lady Koşan İstiridye dedi ki...

Merhaba, filmi izleyemedim henüz ama izleyeceklerim arasında. Bloğunun linkini yazmana sevindim, takip edilecekler arasına eklendi:) Görüşmek üzere.