Şu hayatta en çok neye canınız sıkılıyor ve sizi bunaltıyor diye sorsalar yanıtım hiç şüphesiz diğer insanlar olurdu.Çünkü insanı cennete ya da cehenneme taşıyan kapılar hep başka insanların üzerinden geçerek açılıyor.Sizi bilmem ama ben böyle düşünüyorum.
Başarılı ve mutlu olmak için başka insanların onayına ihtiyacınız vardır.Ama insanların sizi onaylaması için ya fedakarlık etmeniz ya da manipülasyon yapmanız gerekir.İkisi de sizi er ya da geç cehenneme taşır.Manipülasyon yaparsanız vicdanınız sizi rahat bırakmaz ,fedakarlık yaparsanız içinizdeki özgürlüğe ihtiyaç duyan özünüz sizi rahat bırakmaz.
Kendini gerçekleştirme konusunda kaygılı olmayan ya da ne istediğini bilmeyen insanlar fedakarlığı seçerler ve gönüllü olarak inşaa ettikleri parmaklıkların ardında mutluymuş gibi yaşarlar.
Ne istediğini bilen tutkulu insanlar ise başka insanlarda ihtiyaç duyduklarını almak için her tür manipülasyonu yaparlar.Ama tuhaf olan şudur ki manipülasyon yapmak için de bir tür fedakarlık yapmanız ,rol yapmanız gerekir.Oysa bir insan ancak duyguları ,düşünceleri ve hareketleri bütünlük içinde olabiliyorsa gerçekten özgürdür.Düşünceleriniz veya duygularınız size başka birşey söylerken ağzınızdan başka şeyler çıkıyorsa özgür olduğunuzu söyleyemezsiniz.
Aşk,para ya da mutlu bir aile isteyin hiç farketmez hepsi de başka insanlara ihtiyaç duymanızı gerektiren durumlardır.Bu nedenle hepimiz isteklerimiz nispetinde cehennemde oturmak zorundayız.
Sartre'ın bir kitabı vardı Cehennem başkalarıdır adında.Kitabı okumadım ama bilgelik dolu kusursuz bir adı var.
Peki,yaşamımızı cennete nasıl taşıyabiliriz?Herşeyeden önce dikkatimizi kendimize vererek,isteklerimizi başka insanlara değil kendimize ait olanlara indirgeyerek.Manipülasyon ya da fedakarlığa dur deyip sadece bütünlük içinde kalmaya dikkat ederek cennete taşıyabiliriz.Sahip olduğunuz birçok şey azalacak belki ama gereçekten ihtiyacınız olanlar size kalacak ya da size gelecek.
Bu zor bir süreç .Çünkü önce kendinizi bulmanız gerekiyor.Tüm birikmiş önyargı,sınır ve tutsaklıkları bir kenara koyabilmeniz ve kendi gerçeğinizi tüm şefaflığı ile ortaya çıkarmanız gerekiyor.Biraz zaman alsa da vazgeçmeyin,şüphe duymayın, sadece yapın.
Cumartesi, Haziran 13, 2009
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
Süper bir yazı.Hani iç sesim konuştu gibi geldi.Bu kadar ara vermeyin olur mu?:)
sevgiler.
Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim.Geri bildirim alabilmek ne hoş :)selamlar ve sevgiler,
Elif
Yorum Gönder